ZEYTİNYAĞI

Zeytin ve zeytinyağının Akdeniz ve Ege coğrafyasında binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu süre içerisinde yüzlerce medeniyet kurulmuş, yıkılmış ve değişmiş ama zeytinyağı üretimi ve ticareti her zaman önemini korumaya devam etmiştir. Bilinen en eski zeytinyağı üretimi izlerine M.Ö 4500 yıllarında Girit’te rastlanmıştır. Ama bulgular aslında çok daha eski zamanlara dayanan bir muhteşem bir geçmişi gözler önüne sermektedir. 

Ayakla ezilip ve daha sonra sıcak su yardımıyla yağının alınması zeytinyağını elde etmekte kullanılan bilinen ilk yöntemdir. Bu yöntemle zeytinyağını üretmek için kurulan ve bilinen en eski tesis, M.Ö. 6. Yüzyıla ait İzmir’in Urla ilçesinin yakında bulunan antik Klazomenika kentinde yapılan kazı çalışmalarında bulunmuştur. Bu yöntem kullanılan ilk yöntem olsa da son yöntem değildir. 

Daha sonraları romalılar Zeytini iki taş arasında ezerek zeytinyağı elde etme yöntemini bulmuşlardır. Bu işlem esnasında hareketli taşı döndürmek için gerekli olan enerji ilk etapda insanlar tarafından sağlamıştır. Daha sonraları hayvan gücünden yararlanmıştır. Zamanın ilerlemesi ve paralelin de bilim alınındaki gelişmeler sonucunda ezilen zeytin hamurunun sıkıştırmak için Arşiment vidasının hareketi sonucunda elde edilen basınçtan faydalanılmıştır. 

Zeytinyağı sanayiinde kilometre taşı olarak adlandırabileceğimiz olay 19. Yüzyılda zeytinyağı üretiminde buharın kullanılmasını sayabiliriz. Bu yöntemin kullanılmaya başlanmasıyla işlenen zeytin ve bunun akabinde üretilen yağın miktarında büyük artışlar olmuştur. Daha sonraları hidrolik preslemeler akabinde disel motorları ve elekirikli motorların kullanılmasıyla günümüzde kullanılan en modern sitemlere kadar ulaşılmıştır. Bugün zeytin yağı üretiminde kullanılan en modern sistem olan Kontinü sistemleridir.

ZEYTİN VE ZEYTİN AĞACI

Zeytin meyvesi ülkemizde kahvaltıda yer alan ve birçok yemeklerin, özellikle salataların süslendirilmesinde kullanılan, aynı zamanda beğenilerek yenilen yararlı bir yiyecektir. Zeytin meyvesi özel olarak yapılmış çeşitli yeşil zeytin ve siyah zeytin salamuraları olarak sofralarımıza sunulmaktadır. 

Zeytin ağacı (Olea europea) narin bir ağaçtır. Ağır ve zahmetli büyümesine karşın oldukça uzun ömürlüdür. Bir zeytin ağacının ortalama ömrü 300-400 yıldır, ancak 3 bin yaşında zeytin ağaçlarına da rastlanmıştır. Bu nedenle zeytin ağacının adı mitoloji ve botanikte “ölümsüz ağaç”tır. 

Zeytin hasatında toplama şekilleri binlerce yıldan bu yana neredeyse hiç değişmemiş, asırlar boyunca elle toplama ya da silkme yöntemi kullanılmıştır. Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır. Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında yapılır. 

Ancak genel yöntem silkmedir. Elle toplamada, sağma veya taraklama yöntemi, yerden toplamada ise merdane veya fırça kullanılır. Günümüzde zeytin hasadında makineden de (sarsma ve yerdeki meyveleri emici ekipmanlarla toplama) yararlanılmaktadır. Uygulamada en fazla emek gerektiren yöntem, elle toplamadır. Saatte en fazla 9-10 kilogram zeytinin toplandığı bu yöntem, meyve sağlam ise en iyi kalitede zeytinyağı üretilmesini sağlar.

ISIL işlem görmeden meyvesinden yağ çıkarılan Zeytinyağı kültüründe, binlerce yıldan bu yana değişmeyen başka bir gelenek de zeytinden yağ çıkarma yöntemidir. Bunun nedeni zeytinyağının, zeytinlerin soğuk presten geçirilmesiyle elde edilmesi ve hiçbir kimyasal işleme gerek duymadan yenilebilmesidir. İşte bu yüzden, bugün hâlâ Akdeniz’de rastlanan zeytin üretme yöntemiyle, yaklaşık 6 bin yıl önceki zeytinyağı elde etme yöntemi arasında hiç fark yoktur: Zeytinler ezilerek hamur haline getirilir. Daha sonra bu hamur sıkılır veya presten geçirilir. En sonunda ise yağ, zeytin meyvesinin suyundan (karasu) ayrıştırılır. 19. yüzyılın başında ise teknolojinin gelişmesiyle hidrolik pres makinelerine geçildi. 

Kaliteli zeytinyağı elde etmek için: Zeytinlerin, hasattan sonra mümkün olan en kısa süre içinde işlenmesi gerekir. Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar. Ancak, zeytinin “bol” olduğu dönemlerde, bekletilme mecburiyeti de doğabilir. Bu durumda işlemeden bekletilen zeytinler, genellikle 20-30 santim yüksekliğindeki yığınlar şeklinde, iyi havalandırılmış ve serin depolarda saklanır.

ZEYTİNYAĞI FAYDALARI

Zeytinyağının sağlık, hastalıklarla mücadele, saç ve cilt faydaları gibi yüzlerce kanıtlanmış veya yaygın kabul edilmiş yüzlerce faydası mevcuttur. 

Kısaca özetlemek gerekirse zeytinyağı A, D, E ve K vitaminleri açısından son derece zengin bir yağdır; demir, kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği ile hem harici, hem de dahili kullanımda vücuda sayısız fayda ve şifalar sağlar. Aynı zamanda ciddi bir antioksidan deposudur. Akdeniz ve Ege’nin binlerce yıllık geçmişinde zeytinyağı önemli bir şifa kaynağı olarak kullanıla gelmiştir. 

Kanser riskini azaltır: İçerdiği ‘polyphenols’, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir. 

Kalbi korur: Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler. 

Kan basıncını düşürür: İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir. 

Kilo vermenizi sağlar: Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo verdirir. 

Baş ağrısını azaltır: Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz. 

Bunun yanında saçlar için kırıkları azaltma, güçlendirme ve parlaklı kazandırma amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca zeytinyağı sabunun belirli cilt hastalıklarının tedavisine iyi geldi, aynı zamanda da cilt sağlığı için son derece faydalı olduğu tespit edilmiştir. 

Son dönemde yapılan çeşitli bilimsel araştırmalarda Zeytinyağının kanserle mücadelede etkin bir rol alabileceğine dair bulgular artış göstermiştir.